Kömürcüler-Torakçılar

Yazan 

Kömürcüler-Torakçılar

Amatör olarak Fotoğrafçılığın üçüncü yılındaydım istedigim çekimleri inatla üzerine giderek çekim yapma şansını yakalıyorum. ama kömürcüleri çekmeyi ve belgesel olarak yazmayı çok istemiştim ve soununda hayalim gerçek oldu.Uzun bir araştırmadan sonra sevdigim dostlarımın yardımı ile yorucu bir yoldan sonra rakım 2000 yukarıya baktımki dumanlar var o anki heycanımı kimse bilemez nasıl gittiğimi hatırlamıyorum kendimi dumanlar içinde buldum. hangi lensi kullanacağımı nasıl çekim yapacağımı şaşırdım. Mardinden gurbetlere gelmişler en zor işi yapıyolar. 17 hane olup 110 kişiyi beslemak zor bir iş ama çok severek yapıyorlar. Beni kömürcülerin ustası Mehmet abinin sıcak ve içten karşılaması beni biraz rahatlatdı.Mehmet abi bu işin sabır ve çok zahmetli olduğunu söyledi. Torukların fazla yanmaması için gece gündüz nöbetleşerek ve zor şartlar altında bu işi yapıyorlar. Yemeklerinden ve caylarından içtim sanki onlardan biri oldum. Ayrı zamanlardada çekim için gittim ve ordaki çocuklar beni görür görmez kazım amcam diye bacaklarıma sarılmaları beni çok duygulandırdı. Anladımki keyifle yaptığımız mangal için gelen kömürler çokda kolay gelmiyor. sizlere çok değerli olan verilen bu emeği fotoğlarımla ve yazımla anlatmak istedim. Kömürcüler, üretim için genelde rüzğâr almayan dere yataklarını tercih ediyor, devlete tezkere veya ormaniye denen bir bedel ödüyorlar. Meşe, kayın, gürgen, dışbudak, karaağaç, huş gibi iyi kömürleşen sert ağaçları, senenin 7-8 ayına yayılan, sezonluk bir iş olan odun kömürü üretiminde kullanıyorlar. Mangal kömürü olarak bilinmesine rağmen odun kömüründen nargilelerde, hatta nadiren ısınmak için de yararlanılıyor. Odun kömürü üretimi için kurulan, üzeri toprakla örtülü ocağa torluk deniyor. Torluk kurulurken, ortasına, merkeze 30cm mesafede 3-4 sırık dikiliyor ve torluktan daha yüksek olan sırıklar birleştirilerek baca görevi görüyor. Baca içine kolayca yanabilen talaş, yonga, çalı-çırpı doldurulup baca etrafına havalanmayı sağlamak için, ince kuru odunlar yerleştiriliyor. Müteakıben, kömür haline getirilecek odunlar bacanın çevresine dikine istif ediliyor. Merkezden dışa doğru gittikçe odunların çapı inceliyor. Kömürleştirme esnasında hava ile doğrudan teması kesmek üzere istifin üzeri yeşil ve toprak örtüsü olmak üzere iki tabaka ile kaplanıyor. İlk tabaka olan yeşil örtü, çimen, kayın-göknar dalları, yosun, saman, eğrelti otundan yapılıyor ve yaklaşık 15-20 cm kalınlığında oluyor. Daha sonra killi toprak, kömür kırıntı ve tozları ile çamur haline getirilen toprak örtüsü 5-10 cm halinde torluğun üzerine sıvanıyor.İç kısımda, torluğun ilk kuruluş aşamasında hazırlanan tutuşturma kanalından yararlanarak baca içerisindeki talaş, yonga, çalı-çırpı gibi tutuşturucu maddeler üstten ve alttan yakılır. Yapımı tamamlanmış olan torluğu yakmadan önce, odunun hava ile temasını kesmek amacıyla torluğun üzeri 15-20 cm kalınlığında bir yaprak tabakası ile kaplanıyor. Daha sonra bu yaprak tabakasının üstüne de 5-10 cm kalınlığında çamur haline getirilmiş bir toprak tabakası sıvanıyor. Artık torluk yanmaya hazır. Torluk, en altta bırakılmış olan koridor sayesinde yakılıyor. Bir torluğun yanıp, içindeki odunların kömür haline gelmesi de torluğun büyüklüğüne göre değişmekle beraber 3-4 gün sürüyor. Tabii bu süreye birkaç gün de soğuma işlemi için koymak gerekli. Dolayısıyla bir odun kömürünün yapılması torluğun inşa edilmesinden kömürleşmiş olan odunun soğumasına kadar 2 haftalık bir süre geçmiş oluyor. Torluk içerisindeki ateş, üstten yanlara ve aşağıya doğru yelpaze şeklinde yayılıyor. Ateşin ilerlemesini idare etmek amacıyla torluğun üst kısımlarından başlayarak en üstteki toprak tabaka deliniyor. Bu deliklerden de sirke asidi gibi kokan yoğun bir duman çıkıyor. Odunlar yandıkça, odunların arasında boşluklar oluşabiliyor. Eğer bu boşluklar kapatılmazsa bu boşlularda gaz oluşma riski var. Bu nedenle, odun kömürcüleri düzenli olarak torlukların üzerine çıkıp bu boşlukları tepeden vurarak sıkıştırmak zorundalar. Bu sıkıştırma işlemini yapabilmek amacıyla, odun kömürcüleri devamlı olarak torluğu üzerine çıkmak zorundalar. Torluğun üzerinde çalıştıkları için, eğer dikkat etmezlerse odunlar arasında oluşmuş olan boşlukların üzerine basıp torluğun içine düşme tehlikeleri de var.Sıkıştırma işlemi sırasında torluğun üzerine çıkılıyor. Bu nedenle de, yanma işlemi süresince odun kömürcüleri devamlı olarak torluğu kontrol etmek ve boşlukları sıkıştırmak durumundalar. Torluk üzerine açılmış olan deliklerden çıkan duman nedeniyle de sağlıkları ciddi anlamda tehlikeye düşüyor. Torluğa açılmış olan deliklerden çıkan dumanın rengi maviye döndüğü zaman artık kömürleşmenin sonuna geldiği anlaşılıyor. Ve soğutma işlemine başlanılıyor. Artık bu aşamadan sonra deliklerin üzerleri toprak atılarak kapatılmaya başlanıyor. Bir torluktan, gene torluğun büyüklüğüne göre değişmekle beraber, 5 ila 12 ton arasında odun kömürü ortaya çıkıyor. Tahmin edilebileceği gibi yağmurun olmaması gerekli bu nedenle de daha çok yaz aylarında torluklar kurulup odun kömürü yapılıyor. Dolayısıyla da kışları daha çok torluk yapımı için odunların kesilmesi ile uğraşılıyor. Torluğun dip kısmına açılan deliklerden beyaz duman çıktığı görüldüğü zaman kömürleşmenin sona erdiği anlaşılır. Yanma bittikten sonra torluk birkaç gün soğutulmak üzere bekletilir. Ateşin takip edilebilmesi için torluk demir kancalarla akşama doğru bozulur. Hem bu işin mevsimsel bir iş olması nedeniyle hem de torlukların yapımının ve dolayısıyla da odun kömürünün yapımının zahmetli olması nedeniyle artık odun kömürü yapımı için metal ocaklar da yapılmaya başlanmış. Tabii burada yaşanan sağlık problemlerini de gözardı etmemek lazım. Ancak tüm bunlara rağmen geleneksel yöntem ile odun kömürü yapımına devam edenler de bulunuyor. Yüzyıllardır üretenlerce yapılan bir emek kavgasıdır bu Yıllar eskimiş, insanlar gelip gitmiştir. Ama kavga sürmektedir acımasızca, kaybedilse de bazen Kazanılan ise karnın doymasa bile, dimdik duran bir onurlu yaşam.

 

 

Okunma 945 defa
Kazim KUYUCU / AFIAP

Uluslararası Fotoğraf Sanatçısı

Web site: www.kazimkuyucu.com.tr

Kazim KUYUCU / AFIAP

Fiap patronajlı Uluslararası ve Ulusal başarılarımından dolayı 2012 yılı itibarıyla (Uluslararası Fotoğraf Sanatçısı) AFIAP ünvanı almış bulunmaktayım.

Son Eklenenler

Site Sayacı

Bugün 4

Dün 8

Haftalık 39

Ay 261

Toplam 5417